Elinde üç kredi kartı, bir tüketici kredisi ve arkadaşına olan bir borç var. Her ay hepsine bir şeyler ödüyorsun, ama toplam borç neredeyse hiç azalmıyor. Tanıdık geldi mi? Bu durumda sorun genelde ödeme gücü değil, ödeme sırasıdır. Yani hangi borca, ne kadar, hangi öncelikle ödeme yaptığın.
Aşağıda bilinen borç ödeme stratejilerini tek tek açıyorum: nasıl işlediklerini, kimin için uygun olduklarını ve uygulamada nerede tıkandıklarını. Amaç sana "en iyisi budur" demek değil; hangisinin senin karakterine ve borç tablona oturduğunu kendin görebilmen.
Önce şunu netleştirelim: bütün stratejilerin çıkış noktası aynıdır. Tüm borçlara asgari ödemeyi yaparsın, sonra bütçenden artırdığın fazla parayı tek bir borca yığarsın. Fark, o "tek borcun" nasıl seçildiğinde.
Nasıl işler? Borçlarını tutara göre küçükten büyüğe dizersin. Faiz oranına hiç bakmazsın. Fazla parayı en küçük borca yatırırsın, o kapanınca serbest kalan tutarı bir sonrakine eklersin. Kartopu böyle büyür.
Neden işe yarıyor? Çünkü iki ay sonra elinde somut bir zafer olur: bir borç tamamen bitmiştir. Bu psikolojik olarak çok güçlüdür. Borç ödemede insanların çoğu matematikten değil, motivasyon bitmesinden vazgeçer.
Bedeli ne? Yüksek faizli borç beklerken toplam ödediğin faiz artar. Kredi kartı gecikme faizi gibi ağır kalemler varsa bu fark ciddi olabilir.
Nasıl işler? Borçları faiz oranına göre yüksekten aşağıya dizersin. Fazla parayı en pahalı borca verirsin. Tutar önemsizdir; maliyet önemlidir.
Kim için uygun? Tabloya bakıp "toplamda 3.400 lira daha az faiz ödeyeceğim" cümlesinden tatmin olabilen biri için. Yani ilerlemeyi hissetmek için borç kapatmaya ihtiyacı olmayan, sayıya güvenen kişi için.
Riski ne? En yüksek faizli borç aynı zamanda en büyük borçsa, aylarca hiçbir borcun kapandığını görmezsin. Bu noktada bırakma ihtimali yükselir. Matematiksel olarak en verimli borç ödeme yöntemi, yarısında terk edilirse verimsiz hale gelir.
Ne demek? Dağınık borçları tek bir düşük faizli krediye çevirmek, ya da bankayla mevcut borcu yeniden takvime bağlamak.
Ne zaman mantıklı? Yeni faiz, mevcut ortalama faizinden gerçekten düşükse ve masraflar bu farkı yemiyorsa. Vade uzayınca aylık taksit düşer ama toplam maliyet artabilir; bu iki sayıyı ayrı ayrı sormak gerek.
En büyük tuzak? Kartları kapatan kişi kartları kesmezse üç ay sonra hem kredi hem yeniden dolmuş kart limiti olur. Birleştirme bir çözüm değil, bir araçtır; harcama alışkanlığı değişmediyse borcu ikiye katlar. Kredi kartı kullanımındaki tuzakları anlatan bölüm bu konuda iyi bir hatırlatıcı.
| Ölçüt | Kartopu | Çığ |
|---|---|---|
| Sıralama kriteri | Borç tutarı (küçükten) | Faiz oranı (yüksekten) |
| Toplam faiz maliyeti | Daha yüksek | En düşük |
| İlk başarı hissi | Hızlı | Yavaş |
| Bırakma riski | Düşük | Daha yüksek |
| Kime uygun | Motivasyonu görünür ilerlemeye bağlı olan | Sayıya bakıp disiplinini koruyabilen |
Strateji tartışması, elinde tablo olmadan boş bir tartışmadır. Şunları tek sayfada topla:
Bir de en kritik sayı: aylık borca ayırabileceğin fazla tutar. Bunu ancak gelir–gider tablon netse bilirsin. Bütçe oluşturma rehberindeki adımları bir kez uygulamak, bu sayıyı tahminden çıkarıp gerçeğe çevirir.
Basit bir test: iki senaryoyu da kabaca hesapla. Toplam faiz farkı senin için "kayda değer" değilse — yani birkaç yüz lira mertebesindeyse — kartopunu seç, çünkü bitirme olasılığın yüksek. Fark ciddiyse çığ yöntemine geç ama motivasyon için küçük bir düzenleme yap: en küçük borcu ilk ay tek seferde kapat, sonra sıralamayı faize göre kur. Karma yaklaşım, saf yaklaşımdan daha sürdürülebilir olabilir.
Faizi çok yüksek olan bir borç varsa (özellikle gecikmiş kart borcu), tartışma kapanır: önce o gider.
En sık sorulan soru bu. Cevap: küçük bir tampon şart. Hiç nakit yedeği olmayan biri, araba lastiği patladığında yine karta sarılır ve ödediği borcu geri yükler. Bu yüzden bir–iki aylık zorunlu gideri kadar mütevazı bir fon kurup, geri kalan her kuruşu borca yığmak makul bir orta yoldur. Acil durum fonunun büyüklüğünü tartışan bölüm burada işine yarar; borç bitene kadar hedefi küçük tutman yeterli.
Yatırım tarafına gelince: yüksek faizli bir bor