Paranın bir kısmını vadesiz hesapta bekletiyorsan, aslında her ay sessizce kaybediyorsun. Peki hangi hesap gerçekten daha çok kazandırır? Reklamlarda görünen büyük yüzdeler cebine ne kadar yansır? Bu sayfa, kendi başına oturup birkaç bankanın tekliflerini yan yana koymak isteyen birine göre yazıldı: neyi, nereden, hangi sırayla bakacağını adım adım anlatıyor.
İlk soru genelde şu: "Ekranda yazan oran benim alacağım oran mı?" Cevap çoğu zaman hayır. Bu yüzden tasarruf hesabı faiz karşılaştırması yaparken tek bir sayıya değil, o sayının etrafındaki koşullara bakman gerekiyor.
Bankaların ilan ettiği oran genellikle brüttür ve yıllık olarak ifade edilir. Senin elinde kalan tutar ise stopaj kesildikten sonraki nettir. Ayrıca vade süresi kısaldıkça, yıllık oranın tamamı değil, o döneme düşen kısmı işler.
Pratik bir kontrol yöntemi: "32 günlük vadede yıllık %X" gibi bir teklif gördüğünde, anaparanı yaz, oranı 365'e böl, gün sayısıyla çarp, sonra stopajı düş. Ortaya çıkan rakam, vade sonunda hesabına eklenecek gerçek tutardır. İki bankayı karşılaştırırken de tam olarak bu tutarları yan yana koy; yüzdeleri değil.
Yüksek oranlar çoğu zaman şartlıdır. En sık karşılaşacakların:
"Peki bu şartlar kötü mü?" Hayır, doğru kullanılırsa avantaj. Ama yenileme tarihini takvimine yazmazsan, ikinci vadede fark etmeden çok daha düşük bir oranda kalabilirsin.
Kısa vade esneklik verir, uzun vade genellikle biraz daha yüksek oran. Karar verirken kendine tek bir soru sor: "Bu paraya vade dolmadan ihtiyacım olma ihtimali var mı?" Cevap "belki" ise kısa vadede kal. Vadeyi bozmak, o döneme ait faizin büyük kısmından ya da tamamından vazgeçmek anlamına gelir; birkaç puanlık fark için bu riski almak mantıklı değildir.
Acil durum için ayırdığın paranın mantığı da farklıdır. O tutarın ulaşılabilir olması, getirisinden daha önceliklidir; acil durum fonunu kaç aylık gidere göre kurgulayacağını anlatan rehber bu ayrımı netleştirir.
"Her bankanın sitesini tek tek gezmek zorunda mıyım?" Kısmen evet, ama sistemli yaparsan yarım saatte bitiyor ve yılda bir iki kez tekrarlaman yeterli oluyor.
| Sütun | Neden gerekli |
|---|---|
| Kurum | Takip ve yenileme hatırlatması için |
| Brüt yıllık oran | İlk eleme kriteri |
| Vade (gün) | Getiriyi doğru orantılamak için |
| Min. / maks. tutar | Oranın sana uygulanıp uygulanmadığını görmek için |
| Şartlar | Yeni müşteri / yeni para ayrımı |
| Vade sonu net | Tek gerçek kıyas ölçüsü |
| Yenileme tarihi | Otomatik düşüşü engellemek için |
Sadece en yüksek oranı kovalamak. Küçük bir tutarda birkaç puanlık fark, transfer zahmetini karşılamayabilir. Tutar büyüdükçe fark anlamlı hale gelir.
Enflasyonu hesaba katmamak. "Kazandım mı?" sorusunun cevabı nominal orana değil, satın alma gücüne bakar. Bu yüzden yalnızca mevduatla yetinmek yerine, yatırıma başlarken bilmen gerekenleri de öğrenip parayı vade ve araç bazında bölmek daha sağlam bir yaklaşımdır.
Güvenceyi göz ardı etmek. Yüksek oran veren kurumun mevduat güvence kapsamını ve limitini kontrol et; büyük tutarları tek kuruma yığmak yerine bölmek makul bir refleks.
Hesabı açıp unutmak. Vade dolduğunda para çoğu zaman çok daha düşük bir orana devreder. Yenileme tarihini bütçe takvimine, düzenli gider takibiyle aynı yere yaz.
Doğru hesabı seçmek, kazandığın parayı artırmanın en az emek isteyen yolu: bir kez oturup karşılaştırıyorsun, sonra yılda birkaç kez gözden geçiriyorsun. Ama tek başına yeterli değil. Biriktirdiğin tutarı büyütmek için harcama alışkanlıklarını gözden geçirmen, borçların